Asemptomatik bakteriüri olan gebelerden izole edilen üropatojenlerin antimikrobiyal direnç ve çoklu ilaç direnç profilleri
PDF
Atıf
Paylaş
Talep
Araştırma
CİLT: 22 SAYI: 4
P: 321 - 328
Aralık 2025

Asemptomatik bakteriüri olan gebelerden izole edilen üropatojenlerin antimikrobiyal direnç ve çoklu ilaç direnç profilleri

Turk J Obstet Gynecol 2025;22(4):321-328
Bilgi mevcut değil.
Bilgi mevcut değil
Alındığı Tarih: 18.08.2025
Kabul Tarihi: 22.10.2025
Online Tarih: 02.12.2025
Yayın Tarihi: 02.12.2025
E-Pub Tarihi: 27.10.2025
PDF
Atıf
Paylaş
Talep

Öz

Amaç

Bu çalışma, gebeliğin ikinci yarısında asemptomatik bakteriüri (ASB) prevalansını değerlendirmek, etken mikroorganizmaları belirlemek ve bunların antimikrobiyal direnç ile çoklu ilaç direnci (MDR) paternlerini incelemek amacıyla Kırşehir, Türkiye’de gerçekleştirilmiştir.

Gereç ve Yöntemler

Nisan-Aralık 2024 tarihleri arasında, Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde üriner sistem enfeksiyonu semptomu olmayan 182 gebe kadın taranmıştır. Orta akım idrar örnekleri kültüre alınmış, bakteri izolatları tanımlanmış ve antimikrobiyal duyarlılık testleri BD Phoenix™ otomatize sistemi ile yapılmıştır. Veriler, EUCAST 2024 kriterlerine göre yorumlanmıştır.

Bulgular

ASB prevalansı %37,36 olarak bulunmuştur. En sık patojen Escherichia coli (%51,47) olup, bunu Candida spp. (%17,65), Klebsiella pneumoniae (%8,82) ve Streptococcus agalactiae (%7,36) izlemiştir. Gram-negatif izolatlarda en yüksek direnç ampisilin (%72,7), sefazolin (%43,2) ve amoksisilin-klavulanata (%40,9) karşı belirlenmiş; tüm izolatların amikasin, karbapenemler ve nitrofurantoine duyarlı oldukları saptanmıştır. Gram-pozitif izolatlarda en yüksek direnç moksifloksasin ve tetrasikline (%41,7) karşı görülmüştür. MDR oranları Escherichia coli izolatlarında %20, Klebsiella pneumoniae’de %16,7, Streptococcus agalactiae’de %60 ve Staphylococcus epidermidis’de %66,6 olarak belirlenmiştir.

Sonuç

Gebeliğin ikinci yarısında ASB prevalansı yüksek olup, patojenlerin önemli bir kısmı MDR göstermiştir. Bulgular, kültür bazlı tanının ve bölgeye özgü ampirik tedavi yaklaşımlarının önemini ortaya koymaktadır. Ampisilin ve trimethoprim-sülfametoksazole karşı yüksek direnç, ampirik tedavi protokollerinin yerel antibiyogramlara göre güncellenmesi gerektiğini göstermektedir. Antibiyotik yönetiminin güçlendirilmesi ve rutin ASB taramalarının yaygınlaştırılması, maternal-fetal komplikasyonların azaltılması açısından kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kelimeler:
Asemptomatik bakteriüri, gebelik, antimikrobiyal direnç, çoklu ilaç direnci